13/10/2008

>> Hangi hastalığa hangi şifalı bitki-1



Anadolu, onüçbine yakın bitki çeşidiyle dünyanın en zengin bitki florasına sahip ülkelerinden biridir. Atalarımız yıllarca deneme yanılma yoluyla bu bitkileri şifa için kullandılar. Tıp ne kadar gelişse de alternatif tıbba olan ilgi hiçbir zaman azalmadı. İşte o bitkilerden hangisi, hangi hastalığa iyi geliyor.
ALERJİ
Kayısı: İçindeki betakarotene adlı madde hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak,kanseri önler.Bir kayısı ne kadar parlaksa,içindeki betakarotene oranı o kadar yüksektir.İçerdiği kalsiyum ve magnezyum,gırtlak yanmalarını engeller.Kuru kayısıya eklenen sülfür dioksit,astım gibi alerjilere iyi gelir.
ARAÇ TUTMASI
Zencefil: Sindirime yardımcı olur.Mide bulantısını giderir. Enerjinizi artırır.Otomobilde uzun süre gitmenin yol açtığı bulantı ve rahatsızlıkları azaltır.
ARTİRİT
Enginar: Enginarın en büyük özelliği toksinleri temizleme yeteneğidir.Artirit ve romatizması olan hastalara özellikle tavsiye ediliyor. Cynarine adlı madde,karaciğer ve safra kesesinin rahatsızlanmasını engelliyor.
ASTIM
Soğan : Sarımsakla birlikte enfeksiyonlarla mücadele eder. Kükürt bileşimleri atardamarların zarar görmesini önler. Soğan; kemik erimesine de iyi geliyor.
ADET SANCISI
Muz : İçerdiği yüksek oranda B6 vitamini sayesinde kadınların adet dönemi sancılarını büyük oranda azaltır.Doğal bir ağrı kesici gibidir.
Tarçın: Koli basilinin üremesini önler.Limon çayına balla birlikte eklenerek içildiğinde hem boğaz ağrılarına hem de adet dönemi sancılarına iyi gelir.
BAĞIRSAK
Elma : Protein, vitamin ve doğal kimyasallar sayesinde sindirime yardımcı olur. Sindirimi kolaylaştırır.Bağırsak sorunları çeken kişiler için dengeleyici ve normalleştirici besin olarak nitelenirler.
BAŞ AĞRISI
Nane : Nane çayı baş ağrılarını dindirmek için birebirdir. İçerdiği mentol ve mentol doğal yağları sayesinde mideyi rahatlatma etkisine de sahiptir.
Biberiye : Kimyasal içerikleri sayesinde doğal bir ağrı kesici görevi görür.
Çikolata: Doğal antidepresan özelliği vardır. Çikolata magnezyum ve demir içerir. Sinirleri gevşetici özelliği sayesinde baş ağrısını dindirir.
CİLT SORUNLARI
Papatya: Bitkisel yağ ve kimyasallar içerir.Çay olarak içildiğinde sindirime yardımcı olur, karın ağrılarını dindirir.Sıcak bir banyonun ardından hazırlanacak papatya çayı torbaları, egzamanın neden olduğu kaşıntı ve yanmaları alır.
Acı pul biber: Portakaldan 3 kat daha fazla oranda C vitamini içerir. Capsantin adlı kimyasal madde zona hastalığının neden olduğu ağrıları dindirmek için yapılan kremlerde kullanılır.
Portakal suyu: Bir bardak portakal suyu günlük C vitamini ihtiyacınızın tamamını karşılar.İçindeki potasyum vücudun su dengesini korur;cildin kurumasını, kırışıklıkların meydana gelmesi önler.
Portakal yağı: Susam yağıyla karıştırılarak da iyi bir cilt yağı elde edilir. Selüloitli bölgelere portakal yağıyla masaj yapılması tavsiye edilir.
ÇÖLYAK HASTALIĞI
Kestane: Önemli bir enerji kaynağıdır.Kolayca sindirilebilir. Çölyak hastaları  için buğday içermeyen un kaynağı olabilir.E ve B6 vitaminleri içerir.
DEPRESYON
Avokado: Sindirimi çok rahat olan bu meyveyi özellikle yeni doğmuş bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ederiz.İçerdiği E vitamini kalbe iyi gelir, yüksek potasyum da dinç tutar ve insanı depresyona sokan uyuşukluluk ve rahatlığı  üzerinden atar. Vücudun kolesterol oranını ayarlar.Teninizin sürekli hücre yenilemesine neden olur.
(Zayıflamak isteyenler Yağ oranı yüksek olan avokadoyu yememenizi öneririz.)
Çikolata: Sütlü çikolataları tercih edin.Çünkü içerdiği kakao yağı,magnezyum, E  vitamini beynin kendisini yenilemesine ve psikolojik rahatlık sağlamasına  yardımcı olur.Migreni olanlar çikolatadan uzak durmalıdır.
İstiridye :İçindeki demir,sperm sayısını ve insanın seks gücünü artırır. A, B12 ve C vitaminleri içerir.Beyin için en faydalı yiyecek olan istiridye, enerji verir.(Dikkat: Kolesterol oranı birçok balığın iki katıdır.)
Patates: Bir patates,bir kişinin bir gün içinde alması gereken C vitaminini  içerir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin kendisini yenilemesini sağlar.
DİŞ
Ekmek: Şekerli yiyecek yenildiğinde içindeki asitler dişlere her 20 dakikada bir saldırır. Ekmek,dişleri korur.Gün boyunca 6 ila 11 dilim ekmek yiyin.
Meyve: (Her çeşit) Günde 2 ila 4 öğün meyve tüketin.
Sebze: (Her çeşit) Günde 3 ila 5 öğün tüketin.
Yoğurt veya beyaz peynir:Eğer yemek arası atıştırırken diş sağlığınızı düşünüyorsanız, kalsiyum deposu olan bu iki yiyeceği tercih edin.
Muz  :  Yüksek miktarda karbonhidrat içerir.Zengin bir potasyum kaynağıdır. Bu mineral,kalbin düzenli çalışmasını ve tansiyonun düzenli olmasını sağlar.
DİYABET
Kuru fasulye: Lif açısından zengin bir besindir.Bu da diyabet riskini büyük oranda azaltır.İçerdiği karbonhidratları vücudun şekere dönüştürmesi uzun sürer.
Mercimek :B vitamini,demir,kalsiyum,potasyum,fosfor ve magnezyum içerir. Çözünebilir lif içermesi sayesinde kandaki kolesterol oranını düşürür. Diyabet ve kalp hastaları için iyi bir besindir.
FELÇ
Turunçgiller:C vitamini zengini turunçgiller içerdikleri flavonoid adlı antioksidanlar  sayesinde atardamarların,kalbin zarar görmesini  önlüyor. Portakal içerdiği   folik asit,kalp dostu potasyum ve kalsiyum sayesinde sağlıklı alyuvar  hücrelerinin çoğalmasına neden oluyor.
Hamsi : Kolesterolü düşüren ve kan pıhtılaşmasını önleyen Omega-3 bol bol var.


Kaynak : Enson Haber

6/10/2008

>> Ülseratif kolite karşı Kedi tırnağı (Capparis Spinosa)



Kebereotu olarak da bilinir. Bir çeşit çalıdır. Akdeniz bölgesinde yetişen bir bitkidir. Yemişi nohuttan büyüktür. Kökünün kabukları kullanılır.İdrar söktürür, vücuda rahatlık verir ve iştah açar. Güney Amerika yerlilerinin bu bitkiyi popüler olarak ülseratif kolit , Crohn hastalığı gibi iltihaplı bağırsak rahatsızlıklarının tedavisinde içerdiği alkaloidler sayesinde başarılı bir bitkisel tedavi olarak kullandıkları bilinmektedir. Ancak hamile bayanlar tarafından kullanılması sakıncalıdır.

 

6/8/2008

>> Ölümsüzlük Mantarı (Ganoderma Lucidum)




Lucidum' olan ve 'Ölümsüzlük Mantarı' diye bilinen mantar, Türkiye'de Çukurova Üniversitesi'nde (ÇÜ) üretildi.

Birçok kanser türü de dahil çok sayıda hastalığa şifa gösterilip, 'mucize bitki' olarak nitelendirilen mantar, Uzakdoğu ve ABD'den sonra üretildiği Türkiye'de 'GanoTürk' adıyla çay olarak piyasaya sunulacak.

ÇÜ'nün biyoteknoloji laboratuvarında ölümsüzlük mantarını üretmeyi başaran Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Çolak, yurtiçi ve yurtdışında ilgi odağı olduklarını söyledi.

Mantarın üretimini yapan ve gramını 4 euroya ihraç eden Çin, Tayvan, Japonya ve ABD'li firmaların tohumun üretimi ile ilgili bilgileri sır gibi sakladıklarını belirten Prof. Dr. Çolak, çevre korunmasıyla ilgili araştırmalar yaptığı 1996 yılında mantarla ilgili bulgulara rastladığını ve geliştirmek için çalışmalara başladığını anlattı.

Bir yandan internet üzerinden inceleme yapan, diğer yandan da Türkiye'nin dört bir yanında mantarı arayan Prof. Dr. Çolak, Karadeniz, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde örnekler gördüğünü ve bu mantarların sporlarından (bitkilerde üreme organı) yararlanarak, laboratuvar ortamında üretim yapmak için kolları sıvadığını söyledi.

Adı 'Türk' oldu

Biyoteknoloji laboratuvarlarında yaptıkları çalışmalarda başarılı sonuçlar aldıklarını belirten Prof. Dr. Çolak, "Spordan meyve aşamasına kadar her şekilde üretimini yaptığımız bu mantarın alternatif halk sağlığı, koruyucu bitkiler arasında gerektiği zirve noktasına ulaşacağına inanıyorum.

Bu nedenle mantarın üretimine önem verilmesi gerekir. Üniversitemizde ölümsüzlük mantarını ürettikten sonra, bunu tüketicilerle buluşturacak bir firma, bizimle irtibat kurdu.

Adana'ya tesis kuracak olan bu firma, benim danışmanlığımda mantarı üretip, dilimler halinde kurutarak, kuru çay gibi piyasaya sürecek. 'GanoTürk' adıyla piyasaya sürülecek kurutulmuş ölümsüzlük mantarı, bir litre suya 2 gram atılıp, kaynatılarak içilebilecek" dedi.

Yararları

Ölümsüzlük mantarının Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından konvansiyonel (geleneksel) gastrointestinal kanser tedavilerinde paralel tedavi organizması olarak resmen kabul edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Çolak, Hepatit-C için çok faydalı bir etkisi bulunduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Çolak, "Ayrıca mantarın en etkin özelliği tansiyon dengeleyici olmasıdır. Kolesterol düşürücü, bağışıklığı kuvvetlendirici, stresi yok edici, kan dolaşımını düzenleyici ve kan damarları içinde pıhtılaşmayı engelleyici, cinsel gücü arttırıcı etkileri sıralanabilir.

Bunun yanında kan şekerini düzenleyici, anti-kanserojen etki, hatta saç güçlendirici ve çıkartıcı olarak da değerlendirilmektedir" diye konuştu.

Kaynak: CnnTürk

13/4/2008

>> Herbaryum nedir? Ülkemizde bulunan belli başlı herbaryumlar

Herbaryum, kurutulan bitki örneklerinin belli bir sistemle düzenlenerek saklandığı yererlere denir. Bunlar floristik-sistematik çalışmaların temelini oluştururlar. Bunun için doğadan toplanan bitki örnekleri preslenerek kurutulur, özel kartonlar üzerine yapıştırılır ve karton üzerinde bitki örneğinin familya ve tür ismi ile örneğin toplandığı yer, toplandığı yükseklik ve tarih, örneği toplayanın adı, örneği adlandıran kişinin adı ve diğer bilgiler (habitat, habitus özellikleri) yer alır. Örnekler tür, cins, familya olarak gruplandırılır ve ardından. özel çelik dolaplarda muhafaza edilirler. Ülkemizde bilinen toplam 28 herbaryum vardır. Bunların nerdeyse tamamına yakını üniversite bünyelerinde kurulmuştur.  En büyükleri olan ISTE Herbaryumu, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesine bağlıdır ve 1964 yılında kurulmuştur. ISTE, bünyesinde 75.000 çeşit kurutulmuş bitkiyi barındırır ve nerdeyse Marmara Bölgesinde yetişen bitkilerin tamamını kapsamaktadır.

 

Türkiye’deki Bellibaşlı Herbaryumlar:


ADO, Kırıkkale Üniversitesi, Kırıkkale
AEF, Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Ankara
AIBU, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Bolu
ANES, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir
ANK, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi, Ankara
ANKO, Ormancılık Araştırma Enstitüsü, Ankara
ATA, Atatürk Üniversitesi, Erzurum
BIA, British Institute of Archaeology, Ankara
BULU, Uludağ Üniversitesi, Bursa
CUFH, Cumhuriyet Üniversitesi, Sivas
DUF, Dicle Üniversitesi, Diyarbakır
EGE, Ege Üniversitesi, İzmir
ESK, Şeker Enstitüsü, Ankara
ESSE, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir
FUH, Fırat Üniversitesi, Elâzığ
GAZI, Gazi Üniversitesi, Ankara
HUB, Hacettepe Üniversitesi, Ankara
HUEF, Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Ankara,
ISTE, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, İstanbul
ISTF, İstanbul Üniversitesi, İstanbul
ISTO, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi]], İstanbul
IZ, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü, İzmir
IZEF, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, İzmir
KATO, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon
KNYA, Selçuk Üniversitesi, Konya
MARE, Marmara Üniversitesi, İstanbul
MUFE, Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, İstanbul
OMUB, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun
VANF, Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Van

13/4/2008

>> Uçuğa karşı oğulotu (melissa officinalis), migrene karşı krizant

Alman bilim adamları yaptıkları bir araştırmada, oğulotunun virüs kıran etkisini ispatladı. 66 kişi üzerinde yapılan çalışmada oğulotu verilen gruptakilerin uçuklarının daha küçük çıktığı ve daha çabuk iyileştiği belirlendi.

 

Migrene krizantem

Krizantemle ilgili 6 ayrı çalışma yürüten Exeter Üniversitesi'nden bilim adamları, şifalı bitkinin migren nöbetlerinin ortaya çıkma sıklığını belirgin ölçüde azalttığını keşfetmiş. Toz halinde önerilen doz, günde 50 ile 150 miligram arası.

 

Kaynak: Habervitrini

<- :: Önceki Sayfa ->

Add to Technorati Favorites
Alterative Medicine Blogs - BlogCatalog Blog Directory